Oca 24

Bütün iyilikler üzerinize olsun.

Eüzübillahimineşşeytanirracim. Rab’bimiz kovulmuş şeytandan, kendisine sığınmamızı istiyor 16-Nahl-98-100: ‘’Öyleyse, Kuran okuduğun zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın 

 Gerçek şu ki, iman edenler ve Rab’lerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı gücü yoktur 

 Onun zorlayıcı gücü ancak onu (şeytanı) veli edinenlerle, onunla O’na (Allah’a) ortak edenler üzerindedir’’

               Rab’bimizi unutmadan, O’nun rızasına uyarak, O’nu gündemde tutarak, O’nun Kitabı olduğunun bilincinde olarak, O’nun bizi dosdoğru yola ileteceğine inanarak, öğüt alarak Kuran okumak ;5-Maide-15-16: ‘’Ey Kitap Ehli, Kitaptan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve birçoğundan geçiveren elçimiz geldi. Size Allah’tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi. Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip iletir’’ 87-Ala-6-11: ‘’Sana okutacağız (sende bilgi birikimi sağlayıp başkalarına tebliğ ettireceğiz), sen de unutmayacaksın Ancak Allah’ın dilediği başka  Çünkü O açıkta olanı da bilir, saklı duranı da Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız  Şu halde eğer öğüt ve hatırlatma bir yarar sağlayacaksa öğüt verip hatırlat / Allah’tan içi titreyerek korkan öğüt alır düşünür  Mutsuz bedbaht olan ondan kaçınır’’

80-Abese-3-12: ‘’Nerden biliyorsun belki o (kör) temizlenip arınacak?  Veya öğüt alacak, böylelikle bu öğüt kendisine yarar

sağlayacak  Fakat kendini müstağni gören ise  İşte sen onda yankı uyandırmaya çalışıyorsun.  Oysa onun temizlenip

arınmasından sana ne?  Ama koşarak sana gelen ise  Ki o, içi titreyerek korkar durumdadır  Sen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun Hayır, çünkü o (Kuran) bir öğüttür  Artık dileyen onu düşünüp öğüt alsın ‘’

                 Rab’bimiz Kuran’ı okumamızı emrediyor ve ayetlerini bize göstereceğini, öğreteceğini belirtiyor 27-Neml-91-93: ‘’(De ki) ‘Ben ancak bu şehrin Rab’bine ibadet etmekle emrolundum ki, O burasını kutlu ve saygıdeğer kıldı. Herşey O’nundur. Ve müslümanlardan olmakla emrolundum  Ve Kuran’ı okumakla da (emrolundum). Artık kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete gelmiştir, kim sapacak olursa de ki: ‘Ben yalnızca uyarıcılardanım’  Ve de ki: ’Allah’a hamdolsun, O size ayetlerini gösterecektir, siz de onları bilip tanıyacaksınız’ Senin Rab’bin yaptıklarınızdan gafil değildir’’ 55-Rahman-1-4: ‘’Rahman (olan Allah)  Kuran’ı öğretti  İnsanı yarattı  Ona beyanı öğretti’’

                  Yaratan Rab’bimizin adıyla, O’nu anarak, O’nun yüceliğini takdir ederek, gündemde tutarak ve O’nun ayetlerinin tüm insanlığa hitap ettiğinin bilincinde olarak okumak 96-Alak-1-5: ‘’Yaratan Rab’bin adıyla oku (İkra:Vahyolunacağı zihninde toparla, oku, tebliğ et)  O, insanı bir alaktan yarattı  Oku, Rab’bin en büyük kerem sahibidir  Ki O kalemle (yazmayı) öğretendir  İnsana bilmediğini öğretti’’

                Kuran’dan kolay geleni okumak 73-Müzzemmil-20: ‘’Gerçekten Rab’bin, senin gecenin üçte ikisinden biraz eksiğinde, yarısında ve üçte birinde kalktığını bilir; seninle birlikte olanlardan bir topluluğun da. Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. Sizin bunu sayamayacağınızı bildi, böylece tevbenizi kabul etti. Şu halde Kuran’dan kolay geleni okuyun. Allah sizden hastalar olduğunu, başkalarının Allah’ın fazlından aramak için yeryüzünde gezip dolaşacaklarını ve diğerlerinin Allah yolunda çarpışacaklarını bilmiştir.(Tevbe suresi Ayet 5 )! 

Öyleyse ondan (Kuran’dan) kolay geleni okuyun.Okuyun ve anlayın , bütün ayetler size doğruyu gösterir.İnanmayanlara korku verir çünkü kefere müslümandan korkar.Müslümanlar, güçlü olmak istiyorsan NAMAZI dosdoğru kılın, ZEKATI verin ve Allah’a güzel bir BORÇ verin. Hayır olarak kendi nefisleriniz için önceden takdim ettiğiniz şeyleri daha hayırlı ve daha büyük bir ecir olarak Allah katında bulursunuz. Allah’tan mağfiret dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir’’

         Kuran’ı gereği gibi okumak, okurken kendi hevamıza, istek ve arzularımıza uymamak; Allah’ın ayetleri hakkında, din ile, Allah’la ilgili konularda bilgisizce konuşmamak. Kuran’ın kesin bilgi içerdiğinin bilincinde olmak 2-Bakara-118-121: ‘’Bilgisizler dediler ki: ‘Allah bizimle konuşmalı veya bize de bir ayet gelmeli değil miydi?’ Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Biz kesin bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık gösterdik 

 Şüphesiz Biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak (Kuran) ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın  Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olmazlar.

De ki: ’Şüphesiz doğru yol, Allah’ın (gösterdiği) yoludur’ Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların hevalarına uyacak olursan, senin için Allah’tan ne bir dost vardır nede bir yardımcı  Kendilerine verdiğimiz Kitabı gereği gibi okuyanlar, işte ona iman edenler bunlardır’’,,,, 

   Tevbe suresi Ayet9-10;derki:”Allah’ın ayetlerini az bir pahaya sattılarda Allah yolundan menettiler.Gerçekten bunlar ne kötü şey yapmaktalar.”-”Bir mü’min hakkında ne bir yemin gözetirler, ne bir zimmet. Bunlar öyle saldırgandırlar.”bu Tevbe suresinde anlayana anlamayana, inanana inanmayana, alime  çahile, her insana uyarı vardır.Nasıl görünürsen görün insanın özünü Allah bilir.

Tevbe Suresi Ayet 67 Münafıkların erkekleri de kadınları da birbirlerinin tıpkıdırlar; kötülüğü emreder, iyilikten alıkoyarlar ve ellerini sıkı tutarlar.Allah’ı unuttularda Allah ‘ta onları unuttu .Gerçek şu ki münafıklar hep yoldan çıkmışlardır..:  Müslüman müslümana düşman olurmu düşman oluyorsa ya münafıktır yada kafirdir. Müslüman müslümana kinli olurmu kinli olunaçak o kadar çok düşman varken enerjisini bir müslümana zarar vermek için neden harçar. Kahrolası!

-Araf-32-33: ‘’De ki: ‘Allah’ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?’ De ki: ‘Bunlar dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır’ Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız  De ki: ‘Rab’bim yalnızca çirkin hayasızlıkları –onlardan açıkta olanlarını ve gizli olanlarını- günah işlemeyi, haklı nedeni olmayan isyan ve saldırıyı, kendisi hakkında ispatlayıcı bir delil indirmediği şeyi Allah’a ortak etmenizi ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır’’ Vesselam.

Düzenleyen;   Hacı  ÖZKUL

Oca 24

      Kadının kocası için süslenmesi isteniyor. Bu, dini bir görev sayılıyor. Erkeklerin karıları için süslenmesi bir görev değil mi?
    Ibn Abbâs: Nasıl ben eşimin benim için süslenmesini seversem, kendimin de onun için süslenmemi severim. Zirâ Allah (c.c) “Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da, marûf vechile, erkekler üzerinde hakları vardır.” (K. Bakara (2) 228) buyurmuştur. Ben onun üzerindeki bütün haklarımı kullanmak istemem, çünkü bu ona da benim üzerimde aynı hakları gerektirir.”(Ibn Kesir I/189; Kurtubi NI/123; Bu söz Ebû Yusuf’a da nispet edilir. Hindiyye V/371) demiştir. Rasûlüllah Efendimiz de bir hadîs-i serîflerinde erkeklere hitaben: “Elbisenizi temiz tutun, saçlarınızdan alın (Saçınıza iyi bakın), misvak kullanın (ağzınızı temizleyin) süslenin ve temiz olun. (Bir başka rivâyette, bıyıklarınızı kısaltın). Çünkü Israilogullarının erkekleri böyle yapmadığından, kadınları zinâya düştü.” (Hindî, Kenzü’1-ummâl VI/640 (17174) Ibn Asâkir’den) buyurmuştur. Bir sahâbî Âişe vâlidemize: “Rasûlüllah eve geldiğinde ilk önce ne yapar?” diye sormuş, o da, “misvak kullanmakla başlar” cevabını vermiştir.(Hattâb es-Subki, Menhel, I/205)                                                                                                                                                         
Kurtubî, tefsirinde kadınların erkeklere üzerindeki “marûf vechile olan haklarını” erkeklerin günaha düşmeksizin süslenmeleri, diye açıkladıktan sonra,(Kurtubi NI/123) erkeklerin süslenmesiyle ilgili küçük bir bahis açar ve şunları söyler:
“Erkeklerin süslenmeleri de, durumlarına (meselâ sosyal statülerine) göre farklılık göstermelidir. Bilenler bu işi maharetle ve yakıştırarak yaparlar. Bir süslenme vardır bir zamana gider, diğerinde gitmez. Bir süslenme gence yakışır, bir diğeri, gence yakışmaz ihtiyara yakışır. Meselâ ihtiyar ve olgun (kâhil) erkek bıyığını kazısa yakışır ve süslü olur. Bunu delikanlı yapsa çirkin ve sevimsiz olur. Çünkü sakalı henüz gür değildir… Elbise konusunda da durum aynıdır. Bütün bunlar karşılıklı haklar yerine getirilmek için yapılmalıdır. Erkek becerikliliğe ve uyuma özen göstermelidir ki(işin püf noktası tepeden tırnağa Renk uyumundadır), süsüyle eşinin gönlünü açsın ve onu iffetli kılsın. Meselâ sürme erkekler için bir süs aracıdır. Ama kimine yakışır, kimine yakışmaz. Fakat güzel koku, misvak ve diş araları temizliği, kirini pasını giderme, Saçını düzeltip temizleme, tırnaklarını kesme herkes için uygundur. Kına yaşlılar, yüzük yaşlı genç herkes için bir süs unsurudur… Sonra hanımına zaman ayırıp onunla ilgilenmelidir ki, onun erkeğe karşı ihtiyaçlarını gidermiş ve gözünü korumuş olsun…”(Kurtubî NI/124)
Erkek ayrıca genellikle ev dışındadır, işi dolayısı ile başka insanlarla münasebet halindedir. Ve özellikle de kendisini davet ve tebliğle görevli sayıyorsa (Emri bil Maruf) üst başına o kadar daha dikkatli olmalıdır. Ki zamanımızda şekle çok önem verilmektedir, bilgin ve alim ne kadar olunursa olunsun kendisine dikkat etmeyene kimsenin itibarı olmuyor.Sözüde kıymete binmiyor. Rasûlüllah Efendimiz (s.a.s.) dâvet için gönderdiği elçilerin sarıklarını kendi elleriyle bizzat sarar ve düzeltirmiş.(Suyutî, el-Hâvî I/118)”Elbisenizi güzel yapın, eşyanızı düzgün tutun, böylece insanlar içerisinde (hemen göze çarpan) beyaz tepecikler gibi olun.”(Suyûti, EI-Câmiu’s-sağîr I/192) buyurmuştur.
Her ne şekilde olursa olursa olsun Müslüman temiz, bakımlı, en iyisini giymeli. Allah kuluna verdiğini üzerinde görmek ister.Bütün bunlar güzel gayeler için güzel giymenin, erkek için bir sünnet ve niyetine göre bir ibadet olduğunu gösterir! Ama aynı mübahlar kötü gayeler için bir anda günahada dönüşebilir.
Allah güzeldir güzeli sever.vesselam.

                                                            Hacı  ÖZKUL