”Dünyada bekâ, halkta vefa yoktur”
Hazreti Adem Aleyhisselam’dan bu yana; Allahü Teâlâ’nın nice dostları fani dünyadan ebedi âleme göç ettiler. Onlar kendilerine takdir edilen ömürlerinin her nefesini rıza-i İlâhi’ye kavuşmak için harcadılar. Dünya nimetlerinin ‘deniz köpüğü’ gibi geçici, ahiretin ise ’sonsuz’ olduğu sırrına ererek yaşadılar. Ne mal ne şöhret ve şan ne de makam peşinde koştular. Kaldı ki dünya malı ve şöhret zahmetle elde edilir. Kıskançlıkla saklanır. Hasetlerden korunur. Ama ölüm ile hasretle terk olunur. Akıllı kişiler nihayetsiz olan ahiret hayatına yatırım yaparlar. Ahiretlerini satın alırlar.
İslam dünyasında yetişen son derece kıymetli değerler, gizli hazinelerdir. Buzdağı misali görünmeyen yanları, görünene nazaran çok daha fazladır. En yüksek dağlardan bile uzaklaştıkça, o gökleri deler gibi görünen dağlar küçülür. Oysaki onların büyüklüğü her geçen gün sevenlerinin ve inananların ufuklarında giderek yükselmektedirler. Bu insanlar Allahü Teâlâ’nın gök kubbesi altında gizlenen dostlarıdır. Her asırda sıradan olmayan sembol ve örnek insanlardır. Bu mübarekler; Allahü Teâlâ’nın dostluğunu almışlardır. Kendilerini insanlığa hizmet için vakfederler. Onların vasıfları ise, âlemlere rahmet, yaratılanların en efdali, güzeller güzeli, şan ve şerefi çok yüce; Sevgili ve Şerefli Peygamber Efendimiz’in (sallalahü aleyhi ve sellem) ahlâkı ile ziynetlenerek şereflenmiş olmaktır. Onlar, şu gerçeğe kesin olarak inanmışlardır. Sevgili ve Şerefli Peygamber Efendimiz’in (sallalahü aleyhi ve sellem) yolu İslamiyet’tir. O’na uyan Müslüman’dır. İbadet için yaratıldık, O’na uyan Rabb’imize ibadet etmiş olur. Allahü Teâlâ, sayısız nimetler vermiştir. O’nun Resulü’ne uyan bu nimetlere şükretmiş olur.
Kaynak: Zaman
Katığım Olsun bu yazıya, birazda özkul u dinle; Allah Dostları seçilmiş insanlardır kimileri bilinir kimileri bilinmez. Zahiri (bilinen), batıni (bilinmeyen) ve hatta kimsenin bilmediği gibi kendisinde bilmediği Allah dostları yer yüzünde gezip dururlar. Bunlar görevli Allah’ın rızasını kazanmış Peygamberlerin vekilleridir. Yeryüzünün çeşitli yerlerinde bulunurlar.Büyük günahların yani günah-ı kebairin aşikare işlendiği nefislerin putlaştırıldığı yerlerde (ülkelerde,şehirlerde,mevkilerde) genelde bulunurlar ki diğer halkın helak olmaması için.Büyüzden ya arıyorsan evliyayı günahın çok işlendiği yerde ara ki aydınlık gibi belli olur o zatlar.
Araki onları denizler ötesinde, şehirlerde, dağda , kıyıda, Büyük çamide kalabalıkta Yanı başında sen ararsan onları bulunmazmı sanırsın Allah Dostları. Usanma , Usanmadan heryerde ara onları muhakkak bulursun Allah dostlarını. Dünya gözlerine armağan,Paslanmış kalplere şifa olur bu Erenler.
Allah Dostları Kimi kulları irşat ile görevlidir kimi dostları ise insanların hidayeti için devamlı dua halindedir. Duaları ile yeryüzünde Allah’ın zinetleridir. Bu zinetlerin değerini bilmeyen insanlarda gaflete dalmış dünyalığını put edinmiş nasihat kabul etmez nasipsizdirler.
Arafat:
Müzdelife:
Bu Allah Dostları birbirlerini bilir ve maneviyat ta birbiri ile görüşür istişare ederler. Hatta her Hac zamanı Arafat ta buluşur görüşürler, bil çümle hepsi oarada buluşurlar. gidersen Hac ca, talep et bunlarla görüşmeye.” Bu yerki Arafat dağının arkası ki onların yeri oradadır. Müzdelifeye geldiğin zaman da Meş’ar’ül -Haram tarafında namaz kıl buluşma yerleri orası.”
Bilmek istersen Allah dostlarını hallerini sayayım dinle özkulu; Hem diri hem Ölü gibi, o büyük görünendir, hemde görünmeyen, Hakkın emri önünde boynu bükük, Sonsuz Hayret ve Dalgınlık içinde bulunur,Çok seven dir Allah’ı, Azı çoğu bırakan Yanlız Kur’an okuyan, Hal değişmesinden Korkar, bu demek Hal değişebilir Allah insanı her şekle sokar iyiye geçtikten sonra kötü olmak fenadır.İşte en büyük felaket budur. İşte Allah dostları bu halden çok korkar ve bellide eder.Varlığını böyle harcar. Halk arasında Allah ehli olanları nasıl bilirsin; Yumuşak Lisan, güzel ahlak,güler yüzlülük,nefsinin çömertliği (kendisi için istediğini karşısındaki içinde isteyen), itirazının azlığı, ve her özrü kabul etmesi ile. Uyanık göze çok denk gelir evliya, kaçırma sakın her gülen konuşanı biil evliya, bakarsın sana olur duası seni kurtarmış olur duası.
Dünya gözü ile görmek evliya, ne bahtiyarlık verir insana.Dünya gözü ile görmek istiyorsan evliya, Bursa’ da toplanır herhalde. Niyetin halisane ise Allah’a, Aşk ile kavrulduysan Mevlaya, arıyorsan bir evliya, sen gel Bursa’ya. Emir Buhariye komşu, Hacı Seyfettin içinde, her vakitte evvelin sabah namazında, mutlaka bulursan bir evliya. Kalbine bir ateş düşürüneni gördünmü bil ki o evliya. Hiç konuşmasanda hal dilinden anlar, O’nunla göz göze gelinçe.Niyetin halis, kalbin temiz olunça. Bilirsen Onu ne mutlu sana.
Peygamberimiz(s.a.v.) dedi ki;Korkusu seri olan, kıldığı namazdan zevk alıp Allah’a ibadeti tam olan, gizli ve açık işlerde Rabbına itaatli olan, Büyük görünmemek, bilinmemek, ibadetlerini riya amacı ile yapmamak gözden saklamak, mahremiyetlere gizli ve aşikar tecavüz etmeyenler bunlar benim sevdiklerim benim evliyalarımdır.
Onların işaretini ançak Hak ateşi ile yanan Kalpler anlar. İçinde sırlar hazinesi olan gönül onların işaretini sezer.Bu sezgi uzaklık nedir bilmez, her yer ve zamanda sevgili sevdiğinle bir olur. Allah El-Vedüd’tür aşkı ile , kendisini seven kulunu sever. Allah’ın sevdiğide Allah dostudur.Talep et çekinme , Beni dost kabul ettiğin evliya kullarından eyle, bana senin korkundan başka korku, senin sevginden başka sevgi verme diye, Yalvar Allah’a. Allah El-Mucib’tir ihlasla yapılmış duayı kabul eder inşaallah. Vesselam.
Hacı Özkul Ongan
Yorum Yapın