DÜŞÜNÇE » DOSTLUK

DOSTLUK

humanizmaslan.png  Yaratılmışlara baktım ve onları iki kısım gördüm: Düşmanlar ve Dostlar.

Düşmanlara baktım ve onların Allah dilemediği sürece bana bir diken dahi batıramayacaklarını anladım ve bir daha onlara bakmadım.

Sonra Dostlara tutundum ve onların Allah dilemediği sürece bana bir fayda sağlayamayacaklarını idrak ettim ve onlardan ayrılarak Allah (c.c) sığındım.

Akıllı adam Ana Babayı dost, Kardeşleri arkadaş, Eşleri sırdaş ve yoldaş ve arkadaş, oğulları iyi nam, kızları gözünün nuru birazda hasmı, Akrabayı borçlu, Kendisini yapayalnız görür.

     Nice arkadaşlıklar vardır sımsıkı gözükür uzaktan bakana, ama içyüzü kindir, düşmanlıktır, hasettir aslını görene.   

Ve böylesi inan açık düşmanlıktan daha beter! Bundan kaçınmayan kişi tedbirini almadan teknenin üzerinde uyuya kalmış birine benzer ki ufak bir dalgada kendini denizde bulurda boğulur balıklara yem olur.

 Dosta niçin “Dost� denilir Faydası umulurda ondan.

   Gündüzün, gecenin, soğuğun, sıcağın, yazın ve kışın parçalayamadığı taşı elekten geçiremezsin. Bakıp görmeyen, yaşayıp ibret almayan, nasihati kabul etmeyen burnu dik ahmağı terbiye edemezsin. Taşı taş yapan. Kum olmasına engel olan inadıdır. İnsanı taş kalpli yapan Kul olmaktan alıkoyan cahilliğidir. Cahil nasihat kabul etmez Ben demekten vazgeçmez, Unutma her insan dost olmaz fıtratı bozuk kendi gibi bilir insanı dost olan onunla başına gelmeyen kalmaz.

Su uzun uzun ateşte kaynatılıp iyice ısınsada, ataşe dökülse yine kül eder yine kül eder ateşi! Zira tabiatı bu. Düşmanı ile dost olan kişi boynunda yılan besleyen ahmak gibidir. Akıllı olan, elbet arkadaş olamaz kurnaz bir düşmanla. Şahsiyetli kişi kendi gibi şahsiyetli olanı sever. Akıllı ve asil kişiler yaptığı iyiliğe karşılık beklemezler. İyiler arasında arkadaşlık çabuk kurulur, kolay kolay kesilmez. Adi ve seviyesiz kişi ise ancak bir yarar umudu veya tehlike kaygısıyla arkadaşlık kurar. Dünya ehli iki şeyi birbirine takdim ederek dostluk kurarlar aralarında. Can ve Mal! Birbirine canlarını sunan hakiki samimi dostlardır. Mallarını sunanlar ise birbiriyle yardımlaşan, imkânlarını paylaşan sevinçli kişilerdir. Dünya menfaati için iyilik yapan eli açık davranan kişi kuşlara tane atan avcıya benzer. Niyeti yardın değil avlamaktır. Dostluğun hakkı öğüttür.

        Aslan az yemesinden dolayı canavarların kralı olmuştur. Az ye az konuş. Hayatta tatlı su içipte arkadan ecel şerbetini tatmayan kimse yoktur. Gamlı zamanlarda uygun arkadaş insana dert ortağı olur. Toz çabuk konar çabuk uçar, onun için bir yerde tutunamaz. Dağ yavaş yavaş meydana geldiği için yerinde ağır durur.Kaypaklık devranın sanatıdır.İşkembeye benzeyen o gibilere yalnız yüz tarafına bak geç. Sırlarını onların parmağına dolamaktan sakın. Onlar karşında nurdan daha saf görünür, arkanda gölgeden daha münafık yürürler, onlar mumdan daha doğru fakat sarmaşıktan daha düğümlü, sade görünüşlü fakat içten pazarlıklıdır. Eksik tarafını ,seni rezil etmek ister, iyilikleri unuturlar. Daima kusur arayan şikâyetçilerdir. Sana sevgi ve muhabbet gösterirler kinlerini düğümleyerek içlerinde saklarlar. Yanlarında sırrını açma, rezillik istemiyorsan onlara seslenme.Dalkavuk   .Menfaat kaygısıyla karışık her söz düşmanlıkla karışık bir dostluğun ifadesidir.Senlik benlik duygularından hasıl olan dostluğun daima düşmanlıkla ilgisi vardır.

  Dost rahatlık veren merhemdir. Dost senin kusurunu hüner, zehrini şerbet görür. Onlar sır saklayanlardır sahte dostlar ise rüzgar gibi hep gizli perdeleri açarlar.

Sana açıktan açığa dostluk gösteren bir kimsenin sevgisini kalbin inkâr ederse o dost değil bir düşmandır. Kimileride kendini pek gizler anlayamazsın anlaması zaman alır zaman onların düşmanı.

“Âhir zamanda öyle kimseler türeyecektir ki, bunlar dinlerini dünyalığa alet edeceklerdir. İnsanlara karşı koyun postuna bürünmüş gibi yumuşak ve güzel huylu görünürler. Dilleri şekerden bile tatlıdır, amma kalpleri kurt gönlü gibidir.
Aziz ve Celil olan Allah-u Teâlâ (bu gibi kimseler için) şöyle buyurur:
‘Bunlar acaba benim sonsuz affediciliğime mi güveniyorlar, yoksa bana karşı meydan mı okuyorlar? Ululuğum hakkı için, onlara öyle ağır bir musibet vereceğim ki, aralarında bulunan yumuşak başlılar şaşakalacaklardır.’� (Tirmizî)

Gerçek dostun kim olduğunu ceset ne bilsin, Vefalı dostu ancak kalp tanır. Bir kalbin yüz bin gamı vardır, solgun bir yüz, yüz diken yarası. Âlemde her varlık perde içinde senin sırrına ancak kalbin aşinadır. Bu gönül gamına, gam çekmiş gönüller bul. Dar kalpli değilsen sırrını güneş gibi ovaya yaymak niçin. Sana herhalde gerçek bir dost gerekli ise bunu kendinde ara! Dostunun içyüzünü anlamadan sakın gizli cevherlerini saçma, sende bu devranda edepli davranmak istiyorsan gece gördüklerini gündüz açığa vurma. Sen “Erzele Ömür� nedir bilirmisin  Erzele ömür perişan vaziyette ölüm demektir. Buna kimler müstahak bilirmisin dostuna kalleş olanlar ve Allah’a asi olanlar. Susamış kimseye sudan başka hiçbir şeyle rahatlık yoktur, Dostluğun vefası muhabbet yolunda gitmektir. Dostunun dostluğunu devam ettiremezsin onun hatalarını görmezlikten gelmezsen.

Cennette aranacak dostlar sen ziyaret etmek isteyeceksin dünya dostunu görmek isteyeceksin köşkünü sarayını dostun olmazsa dünyada kime gideceksin cennette. Dost bilmemişsin zorlamamışsın dost aramaya kendini kibir galip gelmiş nefsine herkese haset herkese düşman. Allah affetmiş seni cennettesin.  Cennette yalnız kendi başına kimle paylaşacaksın dünya hatıralarını, kime göstereceksin şekle girmiş amellerini köşkünü saraylarını. Dosta keder verdin dünyada zebaniler gibi asık suratınla pişmanlık çekeceksin cennette.Bir güzel yüz bir tebessüm etrafı cennet yapar dünyada bile. Dünyanı karartmışsın, dostunum diye girme dünyama seninle işim olmaz cennette bile.Bu rüya aleminde kara basan olma bana, göz yumulup gerçeği görünçe, pişmanlıklar gırtlağa düğümleninçe ne zor çıkar can, ete bürünmüş biz den.

Ne söz söylendi  ne dinleyenler oldu.Her türlü sürgün eziyet,hasret onlara.Dost bilirim , baba bilirim gözleri yaşlı efendiye, bizi uyandıran uzaklarda olsada , bizden başka kimse bizi bilmesede, Dostu Dosttan başka tanımazmış alnındaki nuru gören dost olmadıkça.Araya denizlerde girse,dost u dosta bağlayan dostun gözü yaşlı tatlı sözleri.Vesselam.

                                                                                                    Hacı Özkul Ongan

Yorum Yapın

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.